27 Apr 2011
Organizmayı etkileyerek onu değişime uğratan etkene uyaran denir. Söz gelimi, ışık, ısı, nem, koku gibi etkenler birer uyarandır. Uyaranın sinir hücresi gövdesinden başlayarak akson boyunca oluşturduğu değişikliğe impuls denir. Diğer bir ifadeyle impuls, bir uyaran tarafından uyarıldığında sinir hücresinde oluşan değişiklikleri impuls iletimi sinir hücresinin dendritinden akson ucuna doğru elektriksel yük değişimi şeklinde gerçekleşen bir olaydır. Uyaranın sinir hücresi üzerinde impuls oluşturabilmesi için şiddetinin belirli bir değerin üstünde olması gerekir. Sinir hücresini uyarabilecek düzeydeki uyaran şiddetine eşik şiddeti ya da eşik değeri denir. Şiddeti eşik şiddetinin altında olan uyartı, sinir hücresinde impuls oluşturmaz. Eşik değerinin üstündeki uyartı şiddeti, impuls hızı ve etkisini değiştirmez, sadece daha fazla sayıda impuls oluşturur. sinir hücrelerinin uyarana tepki vermeme ya da tümüyle tepki verme olayına ya hep ya hiç kuralı denir. Dinlenme halindeki bir sinir hücresinin içi ile dışı arasında bir kutuplaşma vardır. Elektrik yükü bakımından hücre zarının dış kısmı pozitif (+) yüklüdür. Bu duruma polarizasyon (kutuplaşma) denir. Böyle bir sinir hücresi her zaman impuls iletimine hazır demektir. Polarizasyonun nedeni, hücre içinden dışarıya çok sayıda sodyum iyonunun, hücre dışından da içeriye sodyum iyonlarından daha az sayıda potasyum iyonunun geçmesidir. Hücre zarında sodyum ve potasyum iyonlarının farklı miktarlarda geçmesinin ise yarı geçirgen hücre zarının, bu iyonlar için geçirgenliğinin farklı oluşudur. Sinir hücresi uyarıldığında hücre içine çok sayıda iyonu geçerken az sayıda potasyum iyonu hücre dışına çıkar. Bu durumda hücre içi pozitif, hücre dışı negatif yükle yüklenir. Yani, kutuplaşma tersine döner. Bu olaya depolarizasyon (kutuplaşma bozulması) denir. Depolarizasyon akson boyunca ilerlerken daha önce depolarizasyonun oluştuğu bölgeler tekrar eski durumuna döner. Hücrenin depolarizasyon oluşan bölgelerin tekrar kutuplaşma haine dönmesine repolarizasyon (yeniden kutuplaşma) denir. İmpuls iletiminde kutuplaşma, kutuplaşmanın bozulması ve yeniden kutuplaşa olayları birbirini izler. Bu arada sinir hücresinin içi ile dışı arasında bir potansiyel farkı oluşur. Bu potansiyel farktan dolayı sodyum ve potasyum iyonları yer değiştirir. Sodyum ve potasyum iyonlarının sinir hücresindeki geçişleri aktif taşıma ile gerçekleşir. Yeni bir impulsun iletilmesi için sinir hücresinin dinlenme durumuna geçmesi gerekir. Aktif taşıma hücre zarında yer alan sodyum-potasyum pompası denilen bir yapı ile gerçekleşir. İmpuls iletiminde polarizasyon, depolarizasyon ve repolarizasyon olayları birbirini izler. İmpuls akson boyunca ilerlerken ATP harcanır. ATP üretimi de oksijenli solunumla sağlanır ve artık madde olarak da karbondioksit açığa çıkar. Sinir hücresinde impuls akışı, dendritlerden hücre gövdesine, oradan da akson ucuna doğrudur. Miyelinli ve miyelinsiz sinir hücreleri ile çok sayıda sinir hücrelerinden oluşan sinir liflerinde impuls iletim hızı farklıdır. Örneğin; miyelinli sinirlerdeki impuls iletimi, miyelinsiz sinir liflerindekinden en az 20 kat daha hızlıdır. Çapı kalın olan miyelinli liflerdeki impuls iletim hızı çok yüksektir. Bir sinir hücresinin akson ucu ile diğer sinir hücresinin gövdesinin arda bir açıklık bırakarak temas ettiği yere sinaps denir. Bir sinapsta; sinaps öncesi kısım, sinaptik yarık ve sinaps sonrası kısım olmak üzere başlıca üç farklı yer bulunur. Akson ucu sinaps öncesi kısmı oluşturur. Burada sinaptik kesecikler ve mitokondriler vardır. Sinaptik yarık sinapsın oluştuğu yerde bulunan, iki hücre arasındaki açıklıktır. Sinaps sonrası kısım ise bir başka sinir hücresi dendriti, gövdesi veya bir kas, salgı bezi ya da epitelyum hücresidir. Sinapstan geçmeyen bir impuls beyne veya diğer organlara ulaşamaz. İmpuls iletimini bir sinir hücresinden diğerine geçtiği yerler sinapslardır. İmpulslar akson ucuna geldikten sonra burada bulunan sinaptik kesecikler içindeki nörotransmitter maddeler sinaptik yarığa dökülür. Nörotransmitterler; asetilkolin, dopamin, serotonin ve noradrenalin gibi kimyasal maddelerdir. Dökülen bu maddeler karşı tarafta ki sinir hücresi zarının sodyuma geçirgenliğini arttırarak yeni bir impuls başlatır ve böylece birinci sinir hücresinden ikincisine geçen impuls aynı hızla yoluna devam eder. Ancak bir sinapsa ulaşan her impuls sinir hücresinin sinaps yaptığı diğer sinir hücresinin hepsine geçemez. Çünkü karşı taraftaki sinir hücresinin hepsinin zarı aynı oranda sodyum iyonunun geçirgenliğine sahip olmadığından her sinapsada uyartı oluşturamaz. Yani akson boyunca gelen impulslar, sinapstan geçip sadece ilgili nöronu uyarır. Böylece her alınan impulsla bütün kasların kontrolsüz bir şekilde harekete geçmesi ve salgı bezlerinin gereksiz salgı yapmasını engellemiş olur. Örneği; kol dirsekten arkaya doğru bükülürken impulslar pazı kemiğinin ön kısmındaki bükücü kasa ileterek bu kasın kasılmasını sağlar. Aynı impulslar pazı kemiğinin arkasındaki açısı kasa iletilmediği için bu kas gevşek kalır. Böylece kolun kontrollü bir şekilde bükülmesi sağlanır. Belirli tipteki impulsları geçiren sinapslar aynı impulsları bir dahaki sefere daha kolay iletme yeteneği kazanırlar. Bu olaya kolaylaştırma denir. Kolaylaştırma sırasında impulsa neden olan olaya ait bilgilerde sinir sisteminde depolanır. Böylece bir impuls ilk geldiği anda nereye ve nasıl iletileceğini sinir hücreleri tarafından belirlenir. Aynı impuls tekrar geldiği zaman önceki tepki aynen tekrarlanır. Örneğin bir konuyu tekrar ederek öğrenme bu yolla sağlanır.


Comments

Hasan Rüştü Gülcan | 1 year 1 day ago
Açıklamalarınız gerçekten çok bilgi verici. Ancak impuls geçiren hastanın felç olma durumundaki gelişmeler hakkında tam bir açıklama yapılmamış. Eğer bu konu ile ilgili aydınlatırsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.


New Comment

Full Name:
E-Mail Address:
Your website (if exists):
Your Comment:
Security code: